Bütün olumsuzluklara rağmen, devletçi bir yapıya sahip olan Irak'ta özel sektör canlanmaya başlamıştır. Her iş yeri kendi elektrik, su ve güvenliğini sağlamaya çalışmaktadır.
Ve daha önemlisi, Irak'taki tüccarlarda önemli miktarlarda nakit ABD doları var ve tüm alımlarda nakit ile çalışmaktadırlar. Halen Irak'a gönderilen mallara herhangi bir gümrük vergisi uygulanmıyor ve bunun yıl sonuna kadar devam edeceği bildiriliyor. Bu nedenle uygulanabilecek gümrük vergisi ihtimaline karşın Irak'ta ciddi bir depolama faaliyeti olduğu söyleniyor.
Çin, İran ve bazı bölge ülkeleri, Irak'ta kendi devletlerinin desteğiyle ticaret merkezlerini çoktan açmış ve Irak'taki tüccarlara fiyat vermeye başlamış durumda. Benzer bir oluşum da, daha az risk almak suretiyle Ürdün üzerinden yapılıyor.
Türk firmaları bölgeye bireysel olarak çeşitli yollardan gidiyor ve ticaretlerini gerçekleştiriyorlar. Ticari amaçlı olarak Irak'a giriş doğal olarak kara sınırı olan komşu ülkelerden yapılıyor.
Kuzey Irak'tan yapılan girişler Habur üzerinden yapılıyor. Fakat bu yol oldukça meşakkatli ve zaman kaybına neden oluyor. Bir kişinin ortalama geçiş süresi fiili olarak tüm kontrollerle birlikte 7 saati buluyor. Bütün bu sıkıntılara karşı Irak tarafındaki gümrük kapısında klimalı misafir salonunda rahat bir ortam ile karşılanınca, eleştirel gözler hemen Habur üzerine yoğunlaşıyor. Habur konusunda Devlet Bakanı Sayın Kürşat Tüzmen başta olmak üzere, bir heyetle yerinde inceleme yapıldıktan sonra, yeni verilen talimatlarla bir takım iyileştirmeler olmasına rağmen, fiili bekleme süresinde halen bir iyileşme olmadı. Habur'dan geçen tırlardan Kuzey Irak tarafında araç başına ilk zamanlar 200 $'ı aşan meblağlarla, şimdilerde ise 100 $'ın altında çeşitli adlar altında harç/haraçlar alınıyor.
Habur'un iyileştirilmesi ile ilgili ihale TOBB tarafından gerçekleştirilecek Ovaköy'de ikinci bir gümrük kapısının açılması ise tekrar gündeme gelmiş durumda, fakat fizibilitesi ve gerekliliği üzerindeki çalışmalar halen devam ediyor.
Suriye'nin Irak ile kapalı olan sınırları açılmış durumda. Halen iki kapıdan giriş yapılabiliyor. Fakat bu kapılardan geçtikten sonra Irak tarafında çete tabir olunabilecek kişilerce tırlardan 1000 $ civarında paralar tahsil edilebiliyor. Kuveyt alternatifi de yabancı firmalar için çok cazip gözükmüyor.
Ürdün ise önemini ve Habur'a alternatif olmasını sürdürüyor. Ürdün'ün ABD ile olan yakın ilişkisi ve bilinçli bir şekilde Irak'ın yeniden yapılandırılması için çalışmaları Ürdün'ün Irak'taki önemini arttırıyor. Şu anda Zarka Serbest Bölgesindeki depoların çoğu dolu. Bağdat-Amman arasını karayolu ile geçen tüccarlar nakit ödemelerle serbest bölgelerden malı anında çekiyorlar. Çeşitli ülkeler Amman'da ticaret merkezi açmış ve üreticilerini bu kanaldan Irak pazarı ile tanışıtırmaya çalışıyorlar. Alımlar süratle gerçekleşiyor. "Malık gelecek, gelince gönderelim" ya da "bekleyin" şeklindeki yaklaşımlar fazla kabul görmüyor.
Satılan mallar ise değişiklik arz ediyor. Elektrikli ev aletleri, klima, makineden gıda ve kuru bakliyata kadar birçok ürün alıcı buluyor.
Eylül 2003'te Irak Geçici Yönetim Konseyi, %100 yabancı ortaklığa müsaade eden serbest piyasa ekonomisine geçmeyi kolaylaştıracak yatırım kanunları duyurdu.
Ayrıca, CPA, özel sektörün geliştirilmesi amacıyla Iraklı firmalarla yabancı firmalar arasında ticaretin geliştirilmesi amacıyla sarı sayfalar formatında bir websitesi açtı. Bu sitede bölge, sektör ve diğer detaylara göre arama yapmak mümkün. Sitenin adresi www.iraqibusinesscenter.org.
Kaynak : MÜSİAD Irak Ülke Raporu - Nisan 2004


