İşgalden bu yana, Irak'ın yeniden yapılandırılmasıyla ilgili iki kurumun adı geçiyor. Bunlardan biri geçerliliği ve yetkileri hemen hemen ortadan kalkan ORHA (Office of Reconstruction and Humanitarian Aid); diğeri ise CPA (Coalitional Provisional Authority) kısaltmasıyla ORHA'nın yerini alan kuruluş.
Basına yansıdığı şekliyle, daha işgal başlamadan Irak'taki ihalelerin paylaşıldığı söylentileri dolaşıyordu. Nitekim öyle de oldu. Askeri ihaleleri Kellogs & Brown Root (KBR) isimli bir firmaya, diğer sivil ve altyapıya yönelik ihaleleri de, Becthel isimli firmaya ihale etme yetkisi verildi. Ve bütün dünyada Irak'taki ihalelerle ilgili çalışmaları hız kazandı. Verilecek ihalelerin boyutu aslında toplamda 700 milyon doları geçmiyordu. Ve süreç çok tepki alan ihalelerin çoğunlukla ABD'li firmalara verilmesi ile sonuçlandı. ABD'li firmalar ise bu ihaleleri alt-ihaleler şeklinde taşeron firmalara dağıtmaya başladılar.
Bechtel'in dağıtmış olduğu ihaleler başka bir açıdan meblağ olarak düşük gözükse de, genelde önemliydi. Bu düşük kar marjlarıyla alınan ve başarıyla bitirilen işler aracılığıyla firmaların kendilerine olumlu referans oluşturmaları ve Türkiye özelinde ana ihaleleri alan firmaları Türkiye'de mal ve hizmet tedarik edebilecek üreticilere yönlendirmesi söz konusuydu.
Nitekim öyle de oldu. Dış Ticaret Müsteşarlığımızca “iş alındı” belgesi düzenlenen üç firmanın bilgileri şöyle;
Bu ihaleler küçük ve taşeron işler de olsa, Türk firmalarının iş alabileceğinin birer göstergesi niteliğindedir ve ana ihaleleri alan firmaların alt ihaleler için Türkiye’ye yönelmelerinde etkili olabilir, görüşünü destekler mahiyetteydi.
Bu alınan işlerin hemen akabinde, bir Türk catering firması, Kuzey’deki 7 ABD merkezinden ikisinin işletmesini ihaleyle aldı. Yıllık 65 milyon $ gibi bir katkısı olacak ve 9.700 kişiye hizmet verecek olan ihale üç dönem olarak imzalandı.
ABD’liler Irak’ın yeniden yapılandırılması için açılan ihalelerin yanısıra, ekonomiyi canlandırmak amacıyla farklı alanlarda çok sayıda kişiyi istihdam etmeye ve yeni iş alanları açmaya başladı. Örneğin, elektrik sisteminin onarımı için 39.000, okulların tamiri için 1.500, sulama sisteminin temizlenmesi için ise 100.000 kişi istihdam edildi.
Irak’ın ön görülen bütçesi ise şöyle; Paul Bremer, bütçenin 6 milyar $ olduğunu belirtmişti. Buna göre bu paranın 1,7 milyar $’ı ABD bankalarında dondurulmuş olan Irak’ın hesapları, 900 milyon $’ı Saddam’ın kaçarken bıraktıkları, 1,6 milyar $’ı savaş öncesi satılan petrol geliri, 1 milyar $’ı BM kalkınma planı, 2,4 milyar $'ı ise Bechtel aracılığıyla verilen ihalelerle olmak üzere, toplam 7,6 milyar $. Buna ayrıca 3,4 milyar $'lık beklenen petrol satışları da eklenecek.
Önümüzdeki dönemde 15 Ekim 2003'te yeni Irak Dinarı çıkarılması ve THY'nin de uçuş seferleri için başvurduğu Bağdat Havaalanı 1 Ağustos 2003 itibariyle açılması planlanıyordu. Ancak gerçekleşemedi.
Diğer bir konu ise, malların Irak'ın girişinde herhangi bir vergi alınmaması. Bu uygulamanın 2004 sonuna kadar devam edeceği ve daha sonra %5 Yeniden İmar Vergisi ve %25 kurumlar vergisi olmak üzere vergi tahsili yönüne gidileceği belirtilmişti. Bu özellikle Irak tarafında ciddi bir depolama/istifleme hareketine sebep oldu. Ocak 2004'te uygulamaya geçmesi beklenen verginin, yapılan bir açıklamayla yıl sonuna ertelendiği ifade edildi.
Kaynak : MÜSİAD Irak Ülke Raporu - Nisan 2004


